Anasayfa >>
Aş kendini, gel aşka!
Gönderen emre 22:26 9 Nisan 2009
Evet sevgili okurlar, aylardır uğraştım didindim. Ne düşünüosam sizlerle burada paylaştım. Ve sonunda hayalime ulaştım. Bu blog sayesinde yalnız olmadığımı, benim gibi şeyler yaşayan arkadaşlar olduğunu anladım. Hadi arkadaşlar, siz de ‘aşın kendinizi, gelin aşka’!!

Ve gelelim merakla beklenen konuya... İrem’le olan hikayemin nasıl sonlandığını merak ettiğinizi biliyorum. İşte her şey bu videoda! En başından beri bana olan şeyler, ayaklarımın geri geri gitmesi, kitlenmelerim:), sonunda bana cesaret veren şey ve İrem’e açılabilmem, hepsi ama hepsi bu videoda! İşte benim kendimi aştığım, aşka geldiğim hikayem... Sizlere de bol şans tabii:)

Get the Flash Player to see this player.


www.askendinigelaska.com Tavsiye etmesi benden, ‘kendini aşıp, aşka gelmesi’ sizden:)
Büyük Gün; Yarın!
Gönderen emre 18:17 8 Nisan 2009
İrem’le nasıl tanıştığımı merak ettiğinizi biliyorum. İrem de göreceği için pek titizlendim, bir türlü heyecandan toparlayamadım Smile Yarın ilk işim bunu sizlerle paylaşmak olacak. Evet, büyük gün yarınSmile Görüşmek üzere...

Etiketler: , , ,

Müjdemi isterim :)
Gönderen emre 15:30 6 Nisan 2009

Cuma sabahı öyle bir gazla okula gittim ki... Dersin dünyayı kurtarmaya gidiyorum. Orda burda bu kadar çok insanın blogdan bahsetmesi, herkesin beni yönlendirmeye çalışması, Bedük’le olan arkadaşlığım ve desteği beni inanılmaz cesaretlendirdi tabi... Ne yapıp yapıp, bir yolunu bulucak ve İrem’le konuşucaktım artık. Dersten çıktıktan sonra, Özgün’le buluşmak üzere kantine doğru giderken, İrem’le bir arkadaşını panolara bakarken yakaladım. Bi tane ilan baya dikkatlerini çekmiş görünüyordu. Arkadaşlarını arayıp ilana bakarak bişiler bile sordular. Onlar panonun önünden ayrılır ayrılmaz ben soluğu panonun yanında aldım.

Cumartesi gecesi düzenlenecek bir partinin ilanıydı bu! Yani süperdi! Belki aylardır yapamadığım şeyi başka bir mekanda yapabilirdim. Hemen yerine, zamanına baktım. Emin olabilmek için birkaç kez baktım hattaSmile Sonra koşa koşa gidip kantinde Özgün’ü buldum. Dedim “Yarın akşam için program yapmak yok, partiye gidiyoruz.” Onun okeyini aldıktan sonra hemen Melis ve Onur’u aradım. Saolsunlar, işleri olsa da ertelediler ve Cumartesi akşamı cümbür cemaat partideydik.

İnanamicaksınız ama ‘oldu’! İrem’le tanıştım. Hep söylediğim o eksik olan şey sonunda bulundu. Ve artık... Smile Bugünlük bu kadar yeter! Zaten anlatması bile zor! Çarşamba günü bir video koyucam, ordan izleseniz daha iyi olacakSmile

Etiketler: , , ,

Bir kitlenme hikayesi...
Gönderen emre 14:42 24 Mart 2009
Sabahın köründe kalkıp okula gittim. Bütün ders uyudum, sanki okula uyumaya gitmişim gibi:) Ders çıkışı şarkıyı dinleyerek bahçeye ineyim dedim. Belki bu sefer İrem’i görürüm falan die düşünürken, çat İrem karşımda dikiliverdi. Kulağımda benim şarkı, aş kendini aş kendini dio, karşımda İrem gözlerimin içine bakıyo! İnme indi zannettim! Hayatımın en saçma anlardan biriydi, hatta en saçmasıydı. Ne mi yaptım? İnanamicaksınız ama okulun bahçeye açılan kapısından geri geri içeri girmeye başladım. İrem’in gözleri kocaman açıldı. Bırak ondan hoşlandığımı, kız nefret ediorum zannedio kesin! Hatta bu sefer bana kızmış bile olabilir. Ama ne yapiim ki! Görürsem şöle dicem, böle dicem die biton hazırlık yapıorum. Yollarda kendi kendime konuşa konuşa yürüorum, ama İrem’i görünce... Tık yok! Kızın karşısında ne oluosa artık, kitlenip kalıorum! Sanki hep bişeyler eksik gibi. Bir bulabilsem o eksik olan şeyin ne olduğunu, direk halledicem bu işi de, olmuo işte!!
Ayağımda kundura, gezindim vura vura :)
Gönderen emre 20:51 4 Mart 2009

Sabahın köründe kalktım bugün. Bayadır beğendiğim spor ayakkabıları almaya gittim. Şöle acık şık oliim dedim.
 

How i met your mother’ın crazy-eyes die bi bölümü vardı. Marshall deli bakışlı bi kızla tanıştığını mı ne iddia ediodu. Ben de bu sabah mağazada deli bakışlı biriyle tanıştım. Tezgahtar kızın gözleri tam ordaki gibiydi. Şoka girdim, hemen aldım çıktım ayakkabıyı. Aceleye getirince bilememişim. Bir numara küçük almışım meğer.


Ayakkabı ayağıma vura vura geldim okula. Bir ton gezindim bizim kızı görcem die. Sora arkadaşlarını görünce kantine girerken, resmen depar attım. Bi de ne göriim. İki arkadaşı orda. Bizim kız yok! Kantinde olsaydı gidip konuşabilcektim sanki.
 

Yapıcak bişey yok... Ben de atladım eve geldim. Ama duraktan eve doğru yürürken, hatta tam olarak balıkçıların orda, felç geçiriyorum sandım. Ayakkabı vurmayı bırak, öldürmüş ayaklarımı!
 

İkiseksen yatıom şimdi. Keşke gelip bi çorba yapanım olsaydı, ah be irem :) hehehhe, pek acındırdım kendimi!
 

Gençler siz bi el atın bari. Çok kötüyüm olum, tuvalete gidemiom. Özgün, Onur! Eve gelin olum, şşş kime dioruum?

Adını sen koy :)
Gönderen emre 23:11 27 Şubat 2009
Zaten tüm arkadaşlarım öğrendi, sizle de paylaşayım... Belki kendisi bile duymuş okuyordur (olum bunu hiç düşünmedik ya kız okuyorsa? Geriye dönük baktım hiç soyadım, okul adı falan geçmemiş allahtan... takma isimle yazsaydınız keşke... neyse...)
 
Benim kızın adı İrem`miş... İşletme 2. sınıfmış, İstanbulluymuş, balık burcuymuş (melis sen seversin balık burclarını), en sevdiği yemek pırasaymış (attım bunu o kadar da öğrenemedik Smile)
 
Neyse geç oldu bu gece, yarın devam ederim yeni bişeyler öğrenirsem...

Etiketler: , ,