Cuma sabahı öyle bir gazla okula gittim ki... Dersin dünyayı kurtarmaya gidiyorum. Orda burda bu kadar çok insanın blogdan bahsetmesi, herkesin beni yönlendirmeye çalışması, Bedük’le olan arkadaşlığım ve desteği beni inanılmaz cesaretlendirdi tabi... Ne yapıp yapıp, bir yolunu bulucak ve İrem’le konuşucaktım artık. Dersten çıktıktan sonra, Özgün’le buluşmak üzere kantine doğru giderken, İrem’le bir arkadaşını panolara bakarken yakaladım. Bi tane ilan baya dikkatlerini çekmiş görünüyordu. Arkadaşlarını arayıp ilana bakarak bişiler bile sordular. Onlar panonun önünden ayrılır ayrılmaz ben soluğu panonun yanında aldım.
Cumartesi gecesi düzenlenecek bir partinin ilanıydı bu! Yani süperdi! Belki aylardır yapamadığım şeyi başka bir mekanda yapabilirdim. Hemen yerine, zamanına baktım. Emin olabilmek için birkaç kez baktım hatta
Sonra koşa koşa gidip kantinde Özgün’ü buldum. Dedim “Yarın akşam için program yapmak yok, partiye gidiyoruz.” Onun okeyini aldıktan sonra hemen Melis ve Onur’u aradım. Saolsunlar, işleri olsa da ertelediler ve Cumartesi akşamı cümbür cemaat partideydik.
İnanamicaksınız ama ‘oldu’! İrem’le tanıştım. Hep söylediğim o eksik olan şey sonunda bulundu. Ve artık...
Bugünlük bu kadar yeter! Zaten anlatması bile zor! Çarşamba günü bir video koyucam, ordan izleseniz daha iyi olacak